Longevity, yalnızca yaşam süresini uzatmayı değil; yaşlanma sürecinde fiziksel, zihinsel ve metabolik sağlığı koruyarak daha kaliteli bir yaşam sürmeyi hedefleyen bir yaklaşımdır. Başka bir ifadeyle longevity, “uzun yaşamak” kadar “sağlıklı yaş almak” anlamına gelir.
Birçok insan yaşam süresinin büyük ölçüde genetik faktörler tarafından belirlendiğini düşünür. Ancak güncel bilimsel araştırmalar, genlerin etkisinin sanıldığından daha sınırlı olduğunu göstermektedir. Uzun ve sağlıklı yaşam için; bitkisel besin tüketimi, düzenli fiziksel aktivite, uyku kalitesi, stres yönetimi ve ruh hali gibi yaşam tarzı faktörlerinin çok önemli rol oynadığı bilinmektedir.
Bitkisel Besin Tüketimi
Çeşitli bitkisel besinler tüketmek, hastalık riskini azaltabilir ve uzun ömürlülüğü destekleyebilir. Meyveler, sebzeler, kuruyemişler, tam tahıllar, baklagiller bakımından zengin bir beslenme erken ölüm riskinin azalmasına ve kalp hastalıkları, tip 2 diyabet, obezite, kanser gibi hastalıklardan korunmaya destek olabilir.
Fiziksel Aktivite
Fiziksel olarak aktif kalmak ve düzenli egzersiz yapmak; sağlıklı yaşamın korunması, kilo kontrolünün sağlanması, ruh halinin iyileştirilmesi ve kronik hastalık riskinin azaltılması açısından büyük önem taşır. Düzenli fiziksel aktivite; kalp-damar sağlığını destekler, kas ve kemik yapısını güçlendirir, enerji seviyesini artırır ve yaşam kalitesine olumlu katkı sağlar.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapmasını önermektedir. Yürüyüş, bisiklet, yüzme veya hafif tempolu egzersizler bu aktivitelere örnek gösterilebilir.
Günümüzde ise birçok kişi günün büyük bölümünü oturarak geçirmektedir. Bilgisayar kullanırken, televizyon izlerken, çalışırken veya yemek yerken uzun süre hareketsiz kalmak; kan dolaşımının yavaşlamasına, kas aktivitesinin azalmasına ve metabolizmanın olumsuz etkilenmesine neden olabilir. Bu nedenle uzun süre kesintisiz oturmak yerine her 30 dakikada bir kısa süre ayağa kalkmak ve hareket etmek önemlidir. Kısa yürüyüşler, esneme hareketleri veya birkaç dakikalık hafif aktiviteler bile kan dolaşımını desteklemeye, kasları aktif tutmaya ve gün içindeki enerji seviyesini artırmaya yardımcı olabilir.
Pozitif Ruh Hali
Kaygı ve stres, yaşam sürenizi önemli ölçüde kısaltabilir. Tersine mutlu hissetmek ise yaşam sürenizi uzatmanıza yardımcı olabilir. Yapılan bir araştırmada, mutluluğun daha uzun yaşamakla önemli ölçüde ilişkili olduğu bulunmuştur. Ayrıca güçlü bir sosyal çevre, strese karşı daha dengeli tepkiler vermenize ve stresi yönetmenize yardımcı olabilir.
Uyku Düzeni
Uyku, hücre fonksiyonlarını düzenlemek ve vücudunuzun kendini yenilemesine yardımcı olmak için çok önemlidir. Çalışmalar, her gün aynı saatlerde yatmanın ve uyanmanın yani düzenli uykunun uzun yaşam üzerinde olumlu etkilerini göstermektedir. Ayrıca uyku süresi de önemlidir. Uzmanlar yetişkinlerin gecede 7 ila 9 saat uyumasını öneriyor. Hem çok az hem de çok fazla uyku zararlı olabilir. Çok az uyku iltihaplanmayı teşvik edebilir, odaklanmayı azaltabilir ve diyabet, kalp hastalığı ve obezite riskinizi artırabilir. Bunların hepsi yaşam süresinin kısalmasıyla bağlantılıdır. Öte yandan, aşırı uyku depresyon, düşük fiziksel aktivite ve henüz teşhis edilmemiş sağlık sorunlarıyla bağlantılı olabilir; bunların hepsi yaşam sürenizi olumsuz etkileyebilir. İdeal uyku süresi yaşa göre değişkenlik gösterir:
1-2 yaş arası çocuklar günde 11 ila 14 saat,
3-5 yaş arası çocuklar günde 10 ila 13 saat,
6-12 yaş arası çocuklar günde 9-12 saat,
13-18 yaş arası gençler günde 8-10 saat uyumalıdır.
Takviyeler
Sağlıklı yaşamı, metabolik dengeyi ve sağlıklı yaşlanmayı (longevity) desteklemek için temel yaklaşım her zaman kaliteli beslenme, düzenli egzersiz, iyi uyku ve stres yönetimidir. Ancak bazı durumlarda beslenmeyle yeterince alınamayan veya eksikliği sık görülen vitamin, mineral ve diğer destekler için takviye kullanımı faydalı olabilir.
Bilimsel çalışmalarda longevity ve genel sağlık açısından en sık araştırılan takviyeler arasında omega-3 yağ asitleri, D vitamini, magnezyum, B12 vitamini ve çeşitli antioksidanlar yer alır.
Omega-3 (EPA/DHA) kalp-damar sağlığı, inflamasyon kontrolü ve beyin fonksiyonlarıyla ilişkilidir.
D vitamini bağışıklık sistemi, kemik sağlığı ve kas fonksiyonları için önemlidir; eksikliği oldukça yaygındır.
Magnezyum enerji üretimi, sinir sistemi, uyku kalitesi ve kas fonksiyonlarında kritik rol oynar.
B12 vitamini ise sinir sistemi, kırmızı kan hücresi üretimi ve bilişsel fonksiyonlar için gereklidir.
CoQ10 (koenzim Q10) hücresel enerji üretiminde görev alır. Mitokondri fonksiyonlarını destekler ve enerji seviyelerine katkı sağlayabilir.
Quercetin (kuersetin) güçlü antioksidan ve anti-inflamatuar özellik gösterir. Bağışıklık sistemi, damar sağlığı ve hücresel koruma üzerinde olumlu etkileri bulunur.
Curcumin zerdeçalda bulunan aktif bileşendir. Güçlü bir antioksidandır. İnflamasyonu azaltmaya yardımcı olur, eklem sağlığını destekleyebilir ve hücresel koruma sağlayabilir.
Özellikle vegan ve vejetaryen beslenen bireylerde bazı besin öğelerinin eksikliği daha sık görülebilir:
B12 vitamini, bitkisel besinlerde doğal olarak çok az bulunduğu için vegan bireylerde eksiklik riski yüksektir.
Demir, kandaki oksijen taşınmasında görev alır. Eksikliği halsizlik, yorgunluk ve dikkat azalmasına yol açabilir. Özellikle kadınlarda ve düşük ferritin düzeyi olan kişilerde takip edilmelidir.
Protein, kasların korunması, bağışıklık sistemi ve hücre onarımı için temel besin öğesidir. Yetersiz alım durumunda bezelye, soya veya pirinç bazlı bitkisel protein takviyeleri tercih edilebilir.
Uzm. Dyt. Özge YEŞİLTAŞ EREN